Sana yazmak istedim. Uzun zamandır düşünüyorum sana yazmayı ama bir türlü fırsat yaratamamıştım. Fırsat derken şu anda da yatağımda öylece uzanıyprum, aslında çok da çaba harcamadım. Hani fırsat yaratmak çaba gerektirir ya. Ya da belki ruhumda bir boşluk bu kadar ayyuka çıkmamıştı yirmi senedir.
Seni çok özledim. İlişkiler hakkında ne zaman kiminle böyle biraz entellektüel biraz flört birazda bilmişlik kokan sohbetlere girsem, hep sen geliyorsun aklıma. Anlattığım sen oluyorsun ne senin haberin var ne onların. Ter kokusu diyorum,, sokacaksın burnunu kolunun altına, al sana dünyanın en şefkatli en narin en güven veren yeri burası işte. Aşık olduğunun ter konusu burnuna yuva gibi kokar diyorum, pek de anladıkları yok...
Sana sarılmaya aşık olmuştum ben biliyor musun. Fırında tavuk yapmıştın bana. Sonra öyle yarım yarım cümleler kurduk çekingen düşlerimizde belki kendimizce bir dünya kurduk.
Uyusak olmaz, uyku kendine düşman. Rüya gerçek dünya sanki elden ne gelir. Öyle sakin, dokunmadan, dokunamadan, kıyamayıp birbirine koklaya koklaya uyuyan iki salak olarak başladık sonumuzu hazırlamaya...
Hem de nasıl hazırlamışık sonumuzu...
Çok aşk.
yazsam, ömrüm yetse, kalbim dayansa, yazardım.
Olmadığında nefes bile alamadığım, dokunmaya kıyamadığım, aldatan, aldattığım, en çok nefret ettiğim, hala en çok aşık olduğum,
Ömrümün en heyecanlı zamanı, en cesur, en savaşçı, en umursamaz, uğruna dünyaları sildiğim
Nefret ediyoruz birbirimizden.....
Herşey için özür dilerim.
Yorumlar
Yorum Gönder